Anasayfa » MANŞET » KESK, GREV’DEYDİ ; “İNSANCA YAŞAM, GÜVENCELİ İŞ”

KESK, GREV’DEYDİ ; “İNSANCA YAŞAM, GÜVENCELİ İŞ”

KESK “İnsanca Yaşam, Güvenceli İş Talebiyle Hizmet Üretmiyoruz” kararı ile bugün Ankara’da ( 27 Ağustos 2019 ) bir çok işyerinde iş bıraktı. KESK’in aldığı GREV kararı doğrultusunda, KESK Ankara Şubeler Platformu’da Ankara’da ki çeşitli işyerlerinde GREV’i hayata geçirdi. Sabah iş bırakan Kamu emekçileri öğle saatinde Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması yapmak için toplandı. Fakat ; halka değil hükümete hizmeti görev edinmiş polis, işgüzarlığı ile Sakarya caddesinde basın açıklaması yapılmasını engelledi. Bunun üzerine emekçiler Mithatpaşa caddesine yürüyerek PTT karşısında basın açıklamasını yaptı.

Yapılan basın açıklamasında ” Sefalete Teslim Olmayacağız” , “Hükümet zammını al başına çal” , “Devlet güdümlü sendikaya hayır” vb sloganlar atıldı. Basın açıklamasının okunmasından sonra eylem bitirildi.

Basın açıklaması 

ALIN TERİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ

“OHAL KHK’leri ile yaşanan ihraçları da KESK olarak masada gündeme getirdik. Sorgusuz-sualsiz, hukuksuz ve keyfi olarak işinden ekmeğinden edilenler, kamu emekçileri için adalet istedik.

Kamuda, torpilin, kayırmanın, siyasal kadrolaşmanın kapısının sonuna kadar açıldığını, kariyer ve liyakat ilkelerinin tamamen ortadan kaldırıldığını, sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, gelir vergisi ve ek gösterge adaletsizliğine son verilmesi, bir yıl önceki seçimlerde verilen 3.600 ek gösterge sözünün gereğinin yerine getirilmesi, maaşların insanca yaşamaya yetecek bir seviyeye çekilmesi başta olmak üzere kamu emekçilerinin temel taleplerini savunduk.

Açlık sınırının 2100, yoksulluk sınırının 6800 TL’yi aştığı, elektrikten doğalgaza çaydan tütün ürünlerine iğneden ipliğe her şeye fahiş oranlarda zamların devam ettiği, gerçek enflasyonun yüzde 30’ları bulduğu koşullarda hükümet 3 milyon kamu emekçisine, 2 milyon emekliye, aileleri ile birlikte 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet yoksulluk, güvencesizlik teklif etmiştir.

Toplu sözleşmede 21 Ağustos itibarı ile kamu görevlileri hakem kurulu süreci başlamıştır. Adı üzerinde taraflar arasında hakemlik görevi yapmak için görevlendirilen bir kurulun tarafsız olması şarttır. Ancak mevcut yasalara göre toplu sözleşmede taraf olan hükümet tarafsız olması gereken, Hakem Kurulu üyelerinin çoğunluğunu belirlemektedir. Böyle bir Hakem Kurulundan kamu emekçilerinin lehine bir karar çıkmasını beklemek çok zordur.

Evrensel, gerçek bir toplu pazarlık sistemi ile hiçbir ilgisi olmayan mevcut fason toplu sözleşme sisteminde hepimizin kaybetmeye devam etmesi kaçınılmazdır.

Bu karanlık tablodan tek çıkış yolu, yetkinin asıl sahipleri olarak bizlerin ortak sorunları için bir araya gelmesinden, hak verilmez mücadele ile alınır ilkesi ile ortak mücadeleyi yükseltmesinden geçiyor.

Bu karanlık tablodan tek çıkış yolu, hepimiz aynı gemideyiz diyenlere karşı geminin gerçek sahipleri olarak ‘hakkımızı, emeğimizin, alın terimizin karşılığını istiyoruz’ diyerek tüm farklılıklarımıza rağmen birbirimize kenetlenmekten geçiyor.

Bizi yok sa